Enfes Doping

Geçtiğimiz sezonun basketbol ligi final serisinin beşinci maçından sonra yapılan kontroller sonucunda kendisinden alınan numunede doping maddesine rastlanan sporcu Kerem G. karara itiraz edip ikinci numunesinin de açılmasını istemişti. İkinci testin sonucu da pozitif çıkmıştı. Fenerbahçe Spor Kulübü bir basın toplantısı düzenleyerek basının üzerine neredeyse hiç gitmediği konuya biraz daha ışık tuttu.

Mevzu bahis “Cathine” denilen ve kabaca yorgunluğu önleyici madde yönetmeliklerde belirtilen seviyeden fazla çıkan ve doping yaptığı ispatlanan Kerem G.  haricinde yine aynı maçta örneği alınan ikinci sporcu M. Kasun ‘da da bu maddenin sınır ölçüsünün biraz altında olması işin boyutunu ve aslında ne kadar mide bulandırıcı olduğunu anlatmaya yetiyor. “Cathine”  sadece Kerem G. ‘ün numunesinde olmuş olsa buna bireysel doping kullanımı kararı verilebilir ve bulunduğu kulübün yetkililerini dışarıda tutarak bireysel bir ceza verilebilirdi fakat ikinci oyuncuda da aynı maddeye sınırın altında da olsa rastlanması bu maddenin kullanımının organize bir şekilde takım içerisinde yapılmış olabileceği ihtimalini işaret ediyor.

Bırakacağımız sol turnike ise şu; Basının önemli görevlerinden birisi bu tür üstü kapalı, altından binbir türlü pislik çıkmaya aday konuları aydınlatmaktır. Değil midir, yoksa konudan konuya değişir mi? Burası yoruma açık ve bambaşka bir mecra, o tarafa fazla girmeden konuya sadık kalalım…

Neden acaba basın bu konunun üzerine gidemiyor ? Federasyon ve doping yaptığı resmi olarak ispatlanan bir sporcunun bağlı olduğu malum spor kulübü kaynaklı bazı çıkar ilişkileri mi bunu engelliyor ? Bir sporcunun doping yaptığı resmi olarak kesinleşmişken, aynı maçta aynı takımın bir başka oyuncusunun da aynı maddeyi kullanmış olması ortada toplu bir kullanım olduğuna dair önemli bir gösterge değil midir ? Yoksa malum spor kulübünün Türk basketbolu için önemli bir sponsor oluşu mu bazı kesimleri bu konunun üzerine gitmesini engelliyor ? Yoksa 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası ‘nın Türkiye ‘de yapılacak olması ve bu konunun herşeyiyle ortaya çıkması tam da bu turnuvanın arifesinde federasyonun karın ağrısı olabileceği gerçeği mi çekince ? Basında bu konuyu çok da iyi ele alabilecek isimlerin kalemlerini dizginleyen gerçekler ne acaba ? Bir de şu kontrayı ekleyelim de tam olsun; Acaba mevzu bahis sporcu bir Fenerbahçe Spor Kulübü oyuncusu olsaydı bu deniz yine durgun kalır mıydı, yoksa fırtınalar çoktan kopmuş muydu ?

Fenerbahçe Spor Kulübü ‘nün basın toplantısıyla bu konunun peşini bırakmayacağı izlenimini vermesi sevindirici  çünkü belli ki bu konunun altında bir çok şey gizli ve bir kesim bu konunun üzerinin kapanmasını istiyor. Unutulmaması gereken ise bu konunun karşı muhatabı Fenerbahçe Spor Kulübü ve konunun kapanmasına izin vermeyecek olan taraftarlarının varlığı… Bekleyelim

İlginizi Çekebilir
- Müessese Takımını Desteklemek
- Efes ve Tarih

Ekim 3, 2009