Yaşlı Kocakafa Brian

Brian Howard Clough.

İngilizler “İngiliz milli takımını yönetmesi için daha iyi olması gerekiyordu; ama O zaten en iyisiydi.” diyerek bir çok şey anlatıyorlardı. En iyi dönemlerinde bile İngiliz milli takımının başına geçememiş ve kendisine yöneltilen “İngiliz milli takımı için menejer seçimi yapan kurul hakkında ne düşünüyorsunuz?” sorusuna “Çok kurnazlar. Bana görevi teklif etmiş olsalardı ve ben de kabul etseydim tüm şovu benim yöneteceğimi ve onların dışarıda kalacağını düşünüyorlardı. Haklıydılar, ben aynen öyle yapardım.” diyerek verdiği cevap renkli ve ilginç başarılarla dolu kariyerine bir nebze ışık tutuyor.

Clough Middlesborough da doğmuş ve büyümüştü. Hayata başlamak için çok parlak bir yer değildi ve çok zor şartlarda yaşamak zorunda kalmıştı ama o bir çok kişinin acıyarak bakabileceği yaşam stiline şu şekilde yorum getirmişti;

“Evet, zor bir çocukluğum oldu, 8 kardeştik ve annem bizi yetiştirmek için belki benim veya senin hiç çalışmadığın kadar çalışıyordu. Sabah, akşam… Ben bu günlerimden hayatım için büyük dersler çıkarttım. Eğer başarılı birisi isem bunu bu günlerimde ailemin özellikle annemin o güçlü duruşuna, bana verdiklerine ve çevremden çıkarttıklarıma borçluyum. Büyüdüğüm yerler bana cennet gibi geliyor. Bana -içki içme alışkanlığı dışında- hep iyilik ve büyük güç kattığını düşünüyorum.”

Clough futbolculuk kariyerinde Sunderland ve Middlesborough formaları giymiş ve otuz gibi çok genç denebilecek bir yaşta menejerliğe başlamıştır. Hartlepools United, Derby County, Brighton and Hove Albion,  Leeds United ve Nottingham Forest o renkli kariyerini sürdürdüğü takımlar.

Derby County ‘nin başındayken Liverpool ‘u 2-1 yendikleri bir maçta taraftara sert göndermesi ilgi çekiciydi;

“Bir gol öndeyiz ve taraftarlarmız bize mutlu bir şekilde destek veriyorlar. Öndeyken bu desteğe ihtiyacımız yok, onlar biz gerideyken destek olmalı ama bunu yapmıyorlar, öne geçince mutluluktan destek vermeye başlıyorlar, onlar bu kulübün yüzkaraları.”

Kulüp yetkilileri hemen bir açıklama yaparak taraftarlarından özür diler ve bu demeçlerin kendilerini bağlamadığını deklare ederler. Clough soyunma odasında da çok renkliydi, bir antreman sonrasında kızgın olduğu ve tartışmaya girdiği bir futbolcusuna “Sen hiç sağlam bir yumruk yedin mi?” sorusuna “Hayır, yemedim” cevabı verince orada sağlam bir yumruk atıp “İşte şimdi yedin” diyebildiğini düşünürsek soyunma odasındaki renkliliği sadece dinleyen için sanırım…

Clough bu renkli kariyerine Nottingham Forest ile iki kez Avrupa Kulüpler Şampiyonluğu, iki kez lig şampiyonluğu, Derby ile de iki lig şampiyonluğu (bir tanesi ikinci lig) sığdırmıştır. Bunun yanına altı tane de kupa kazanma başarısı eklemiştir.

Clough ‘un fenomen olarak adlandırılmasına katkıda bulunan demeçlerinden bazı akılda kalanları ekleyelim;

“Ferguson da bende olan ve onda olmayan iki şey var. Hayır düşündüğünüz iki şey değil, Avrupa Kulüpler Kupası şampiyonluğundan bahsediyorum.”
“Bu işin içindeki en iyi menejer olduğumu söyleyemem ama ilk bir içerisindeyim.”
“Leicester ‘da kazak örmek dışında başka bir iş yapabilen biri varsa ona dahi diyeceğim”
“Manchester United FA Cup yerine Brezilya ‘da bir turnuvaya mı katılacak ? Umarım orada hepsi ishal olurlar.”
“David Seaman topa baktığından daha fazla aynaya bakıyor, evet genç ve yakışıklı, ama öyle bir saç stilin varsa kaleyi koruyamazsın.”

O kadar çok listelenebilecek sözleri var ki bunun için ayrı bir yazı yazmak gerekir.. Tartışmalara çok zekice girip söylediği bir söz ile karşısındakini bomboş bir bakışla bırakabiliyordu. Martin O’Neill bir antremanda kendisini ikinci takıma düşürdüğünü söyleyen Clough ‘a sorar “Neden beni ikinci takıma düşürdün?” Clough o her zamanki bakışıyla çok kızgın olduğu O’Neill ‘a “Çok basit genç adam, üçüncü takımda oynamak için fazla iyisin.”

Futbol görüşü oyunun basit ve direkt olarak gole yönelik olması üzerineydi. Topun yerden oynanmasını her zaman tercih ettiğini söylerdi. Defans dahil tüm oyuncuların top kendilerindeyken ne yapabilirim de takımıma bir gol kazandırabilirim sorusuyla hareket etmesi gerektiğini savunurdu.

Hayatını sağlam bir sosyalist olarak geçirmekten gururlu olduğunu her fırsatta dile getiren Clough ‘a İngiltere işçi kesimi iki kez parlamentoya girmesi için teklif götürmüştür ama menejerliği bırakmamıştır. Birçok kez madencilerin grev gösterilerinde yer almış, kariyeri boyunca bir çok yardım kuruluşuna yüksek miktarlarda yardımlarda bulunmuştur.

Clough aşırı alkol kullanımına bağlı sorular nedeniyle 2002 ‘de karaciğer nakli geçirmişti. Bu renkli karakter 20 Eylül 2004 ‘de ise mide kanserine Derby ‘de yenik düştü. Dik duruşu, yönetim kurulları veya üst düzey yetkililere haksız olmaları durumunda karşı koymaktan hiç çekinmeyen, sözünü esirgemeyen bu renkli kişiliği saygıyla anıyoruz.

Not: Yazı solkanat.com tarafından yazılmıştır. Uygun görülürse alınıp kullanılabilir, kaynak olarak solkanat.com ‘a bir pas atılması hoş olur, saygı görür efendim.

Ekim 13, 2009

Dukla Prag (FK Dukla Praha)

Efsanevi futbol kulübü; Dukla Prag.

Kulüp resmi olarak Çekoslavakya ordusu tarafından 1948 yılında kurulmuş ve kuruluş adı ATK (Armadni Telocvicny Klub) ‘dir. Bu kısaltma adın açılımı bizim ülkemizde de bir zamanlar sık kullanılan “idman yurdu” havasında “Ordu İdman/Antrenman Kulübü” ‘dür. Kurulduğu yıl üst lige çıkmayı başarır. İlk sezonunda ondört takımlı birinci ligde ligi sekizinci sırada bitirir. Kulüp üst ligde oynamaya devam eder ve 1952 yılında Çekoslavakya Lig Kupasını kazanır. Takip eden sezonda takımın adı değişir ve UDA (Ustredni Dum Armady) olur. Bu adın açılımı ise kabaca “Merkez(evi) Ordu” dur. Bu dönem Çekoslavakya ‘da sporun ordu-politika desteği ile teşvik edildiği zamanlara denk geliyor. Kulüp bu sayede isim değişikliğinden sonraki ilk senede lig şampiyonluğuna ulaşır.

1956 ‘da ise kulüp efsanevi ismini alır; Dukla Prag. Dukla Prag ismi İkinci Dünya Savaşı sırasında Alman işgaline direnen bir Slovak köyünün anısına verilmiştir. Bu isim değişikliğinden sonraki iki yılda da Dukla Prag lig şampiyonluğunu kazanır. Bundan sonraki zamanlarda kulüp istikrarlı bir şekilde ilk üç sırada yer almaya devam eder.

Dukla Prag ‘ın başarıları kendilerini o zamanlar ilk kez düzenlenecek olan American Challenge Cup ‘a davet ettirir. Bu özel turnuvada Avrupa ‘dan zamanının bazı elit takımları yer alır ve Dukla Prag bu turnuva da oynadığı dokuz maçın sekizini kazanır. Finalde Everton ile karşılaşan Dukla Prag rakibini 7-2 ve 2-0 ‘lık skorlarla geçer ve turnuvanın şampiyonu olur. Bir Çek yazar bu turnuvanın anısına yazdığı kitabını “Gökdelenler Arasında Dukla” olarak adlandırmıştır.

Dukla Prag tam bir spor kulübü havasındadır. Genç takımlarından sürekli oyuncular yetişmekteydi. Hatta 1965 yılında Dukla Prag Genç Takımı Çekoslavakya ikinci liginde şampiyon olur, ama Dukla Prag A takımının bulunmasından doolayı statü gereği birinci lige yükselemez.

Dukla Prag 1966 yılında ucu Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupasında da iyi bir yol açacak bir lig şampionluğu kazanır. Bu sezonun Avrupa Kupasında yarı final oynarak büyük bir başarıya imza atar. Yarı finale gelene kadar Esbjerg FB, Anderlecht ve Ajax ‘ı eler, yarı finalde ise o senenin Avrupa Kulüpler Kupası’nı kazanan Celtic ‘e 3-1 yenilerek elenir.

1970 ve 1980 ‘lerde çok parlak sonuçlar olmasada yine lig şampiyonlukları (1975, 1979) ve Avrupa kupalarında kayda değer sonuçlar alınmıştır. 1982 ‘de Dukla tekrar lig şampiyonu olur. 1980 ‘lerin sonu ise Dukla için tam olarak bir duraklama dönemidir.

1989 Kadife Devrimi (Sametova Revoluce) ise Dukla Prag ‘ın bir anlamda sportif sürecinin sonunu hazırlamıştır. Komunist yönetimin düşüşüne sebep olan bu tarihten sonra Dukla ‘nın rakipleri özellikle Sparta Prag kadroları için önemli sponsorluklar bulmaya başlamışlardır. Dukla ‘nın ise Komunist geçmişi dolayısıyla bu düzeyde bir şansı olmaz. Dukla, Çekoslavakya ‘nın bölünmesine kadar (1993-1994) birinci ligde kalır ve o sezon ligde sadece bir maç kazanarak küme düşer, finansal nedenler öne sürülerek kulüp birinci ligden direkt olarak üçüncü lige düşürülür.

1996 ‘da Slovak orijinli Çek bir yatırımcı (Bohimil Durucko) Dukla Prag efsanesinin yeniden dirilmesi için kulübe yardımcı olmayı hedefler. İlk hamlesi Dukla ‘nın eski rakiplerinden ikinci ligde oynayan FC Pribram ‘ı satın almak olur. Daha sonra bu kulübün hakları ile Dukla Prag ikinci ligde oynamaya başlar. Bir sezon sonra Dukla Prag ikinci ligde şampiyon olur ve Çek birinci ligine geri döner. İkinci lig şampiyonluğu kazanıldığı sezon lig kupasında da final oynanır ama birinci lig takımı olan Slavia Prag ‘a finalde altın gol kuralı ile kaybeder. Birinci lige çıkıldığında yine sorunlar yaşanmaya başlanır. Ordu ile anlaşma sağlanamaz ve Dukla ‘dan orduya ait olan stadyumun hakları geri alınır. Kulüp çareyi maçlarını Prigram şehrinde oynamakda bulur ve kulübün ismini sırasıyla FC Dukla, ve Dukla Prigram olarak değiştirmek durumunda kalır. Son olarak da şehrin yerel takımı FC Prigramla birleşilir ve kulübün son adı FK Marila Prigram olur.

Bu süreçle birlikte Dukla Prag adı Çek futbol tarihinden silinir. Ta taki 2006 yılına kadar. Dukla Prag organizasyonu Dukla Dejvice takımı ile yeniden kurulur ve 1959 yılında kurulan bu yerel Prag takımı Dukla Prag ‘ın sarı-koyu kırmızı renklerini alır ve Na Julisce stadında oynamaya başlar. İlk sezonunda Çek Cumhuriyeti dördüncü ligini kazanır. Aynı sezon Çek Cumhuriyeti ikinci liginde oynayan Jakubcovice takımının lig haklarını devralır ve yoluna bu takım yerine Çek Cumhuriyeti ikinci liginden devam eder.

Efsane Dukla Prag ruhu şu anda Çek Cumhuriyeti ikinci liginde serüvenine devam etmekte.

Not: Yazı solkanat.com tarafından yazılmıştır. Kaynakça olarak da wikipedia web oluşumu kullanılmıştır. Uygun görülürse alınıp kullanılabilir, kaynak olarak solkanat.com ‘a web linki verilmesi hoş olur, saygı görür efendim.

Ekim 10, 2009

On Numara ve Kaptanlık Lefter’e aittir, Sonsuza Kadar…

Üzerine giydiği çubuklu 1960′ların Fenerbahçe formasına yakışan bir edayla bu cümle çıktı Alex ‘in ağzından. Ne kadar şanslı olduğunun farkında oluşu gözlerinden okunuyordu. Bu duruşu, duyduğu heyecanın samimiyeti içimizi okşadı. Bir yanda büyükbabalarımızın, babalarımızın anılarında nefesimizi tutarak dinlediğimiz Lefter, diğer yanda daha çok yolu olmasına rağmen belki de Lefter olgusuna günümüzde en yakın sayılabilecek isim Alex… Biri o şanlı formanın nasıl taşınması gerektiğinin kitabını yazan, diğeri o kitabın müdavimlerinden. Fenerbahçe ‘nin efsaneleri…

Aynı karede iki çubuklu, iki değer. Birbirlerine duydukları içten sevgi ve saygı, sergiledikleri duruşları sarı lacivert yüreklere dokundu, gözlerimizi doldurdu.

Eylül 29, 2009